Ebeveynlere çocukları genellikle 1 yaşına yeni girdiğinde ya da çocuklarının ilk dişinin çıkması üzerinden 4-6 ay geçtikten sonra ilk diş hekimi randevularını ayarlamaları önerilir. Bu birçok ebeveyn için erken bir yaş gibi gelse de araştırmalar çürüklerin daha çok okul öncesi dönemde ortaya çıktığını göstermektedir. Ancak ebeveynlerin erken yaş çocuklarda göz önünde bulundurması gereken tek problem çürük değildir, diş gelişiminde etkisi olan pek çok farklı öğe bulunur.

İlk Randevuda Ne Yapılır?

Bir çocuğun ilk diş hekimi randevusu genellikle çok işlem gerektirmeyen kısa bir muayene ve tedavi  sürecinden ibarettir. Bu ziyarette asıl hedef çocuğunuzun gelecekte diş hekiminden çekinmemesi ve korkmaması için arkadaşça bir ortam hazırlanmasıdır. Bazı diş hekimleri ebeveynlerin muayene sırasında çocuklarının elini tutarak yanında durmalarını isterken bazı diş hekimleri ise tam tersine ebeveynlerin diş hekimi ile çocuk arasında bir bağ ve güven duygusu oluşmasına imkan tanımaları için bekleme salonunda durmalarını isteyebilir. Muayene sırasında diş hekiminiz, çocuğunuzun çıkardığı tüm dişler için çürük kontrolü yapar ve sorunsuzca ısırıp ısıramadığına bakar. Ayrıca diş etleri, çene ve ağız dokusunda var olan ya da ileride ortaya çıkabilecek potansiyel bir problemin varlığını inceler. Eğer bir diş sorunu tespit ederse onu temizler ve duruma göre florlama yapar. Tüm bunlara ek olarak çocuklarda ağız bakımıyla ilgili olarak ailelere temel bilgiler verilir ve eğer başka soruları varsa cevaplanır.

Genellikle şu konularda bilgi verilir.

1. Çürük ve diş eti rahatsızlıklarını önleyici bakım ve hijyen rutinleri

2. Florun önemi ve ihtiyacı

3. Ağız alışkanlıkları (parmak emme, dudak emme)

4. Diş gelişim aşamaları

5. Doğru beslenme

İlk diş randevusundan önce çocuğunuzun tıbbi durumuyla ilgili bir takım bilgileri diş hekiminize vermeniz gerekebilir. Böylece muayene edilirken daha noktasal incelemeler yapılmasına yardımcı olursunuz.

Ne Sıklıkta Muayene Olmalı?

Çocuğunuzun yılda en az 2 kez diş hekimi koltuğuna oturması onun diş hekimine olan güveninin artmasını sağlayarak ileriki yıllarda da diş bakımını rahatlıkla yaptırmasına yardımcı olur. Ayrıca küçüklükten gelme riski olan herhangi bir rahatsızlığın ilerlemesine fırsat vermeden tedavi edilmesine de imkân tanır.