Ada Dent Ağız Ve Diş Sağlığı Polikliniği

1998 yılında kurulan kliniğimiz multidisipliner çalışma sistemi ile diş hekimliğinin tüm branşlarında hizmet vermektedir.

Ulusal ve uluslararası yapılan bilimsel etkinliklere düzenli olarak katılan hekim, asistan ve diğer tüm personelimiz ile mükemmel hasta memnuniyetini yakalayabilmek ekibimizin en büyük hedefidir.

Ada Dent gülüşünüzü, gülüşünüz dünyayı değiştirir mottosuyla yoluna devam eden ekibimiz aynı zamanda teknolojik gelişmeleri de takip etmektedir.

Hizmetlerimiz: implant, ortodonti, dijital diş hekimliği, gülüş tasarımı, diş beyazlatma

anasayfa 2

Tedaviler

Ada Dent Gülüşünüzü, Gülüşünüz Dünyayı Değiştirir

Diş hekimliğinin tüm branşlarında hizmet veren doktorlarımız,güler yüzlü personelimiz ve siz değerli hastalarımız ile biz kocaman bir aileyiz.

Pandemi Döneminde

Kliniğimizde Aldığımız Önlemler

Kliniğimizde uygulanan sterilizasyon ve dezenfeksiyon işlemlerine gerekli ilaveler yapıldı. Kişisel koruyucu ekipmanlarımız yenilendi. Yapılan tüm yeniliklerin gerekliliği ve uygulaması konusunda çalışanlarımıza eğitimler verildi. Hastalarımızın da tüm uygulamalarımıza anlayış göstermesini ve yardımcı olmasını bekliyoruz.

Gerekli durumlarda doktorlarımız sesli veya görüntülü görüşme ile probleminize yönelik uygun randevu saatini belirliyor. Randevunuz yetkili çalışanımız tarafından veriliyor ve Sağlık Bakanlığının hazırlamış olduğu onam formu anamnezi telefonda sizlere soruluyor. Refakatçisiz ve randevu saatinizde gelmeniz önemlidir. Tedavisi uzayan hastamız sebebiyle saatinde alınamayacağınız bir durum oluştuğunda çalışanımız sizi arayıp aracınızda veya dışarıda beklemenizi isteyebilir, anlayışınız için teşekkür ediyoruz.

Mutlaka asansörde ve klinik içinde maske takmalısınız. Girişimize yerleştirdiğimiz dezenfektanlı ıslak zemin paspasında 1 dakika beklemenizi rica ediyoruz. Temassız ateş ölçer ile vücut sıcaklığınızı ölçüyoruz. El dezenfektanı kullanmanızı rica ediyoruz.

Dergilerimiz kaldırıldı ve ikram bölümümüz kapatıldı. Deskimizin önüne koruyucu şeffaf bariyer konuldu. Kliniklerimiz her hasta sonrasında, bekleme salonumuzda gün içerisinde düzenli aralıklarla hipokloröz asit pulvarizasyonu ile dezenfekte ediliyor. Sosyal mesafe kuralına uygun olarak beklemenizi rica ediyoruz.
video 1
Play Video

Hes Kodu

Değerli hastalarımız;

Tüm dünyanın mücadele ettiği covid 19 salgını ile ilgili yapılan son güncel uygulamaları sizler için yakından takip ediyoruz.

Öncelikle maske mesafe ve hijyen kurallarına dikkat etmenizi ve önerilen tüm kısıtlamalara uymanızı rica ediyoruz.

Sizlerin ve çalışanlarımızın sağlığını korumak amacı ile kliniğimizde HES kodu alınarak muayene ve tedavi yapılacaktır. Kliniğimize gelmeden önce HES kodu aldığınızdan emin olmanızı rica ederiz.

Ekibimiz

Mükemmel hasta memnuniyeti için hep birlikte çalışıyoruz.

Sıkça sorulan sorular

Merak Edilenler

Fizyolojik yani yaşla birlikte hem dişlerde aşınma ve renk değişimi hem de dişetlerinde çekilmeler görülür. Diş eti çekilmelerinin fizyolojik olmayan nedenlerle çekilmesi ise estetik, fonksiyonel sorunlara neden olabilir. Diş eti çekilmelerinin başlıca sebepleri ve tedavi yöntemleri şu şekilde sıralanabilir.

*Yüksek frenulum: Dişeti ile dudak, dil ve yanak arasındaki mukozanın yüksek olması hareketli olan bu dokuların her hareketinde dişetinin çekilmesine sebep olabilir. Lazer veya geleneksel yöntemlerle frenektomi yapılarak dişeti çekilmesi önlenebilir.

*Çapraşık dişler: Özellikle çene kemiğinden öne doğru yerleşmiş olan dişlerde kemik ince olduğu için mekanik iritasyonlara ve enflamasyonlara dirençsiz hale gelir. Dişlerin düşük ortodontik kuvvetlerle düzeltilmesi ile alveol kemiğin içine alınması kalıcı çözüm sağlayacaktır.

*Yanlış diş fırçalama: Sert diş fırçalamayla oluşan travma, fazla veya yetersiz diş fırçalama sonucu diş etinde çekilme görülürken dişlerde de abrazyon adı verilen dişeti ile birleşim bölgesinde aşınma

*Diş eti hastalıkları: En önemli dişeti çekilmesi sebeplerindendir.Hekimin yapacağı dişeti tedavisi ve düzenli kontroller dişeti hastalıklarının (periodontal hastalıkların) önlenmesinde önemlidir.

*Diş eti uyumu olmayan protezler: Bu durumda hem mekanik travma hem de hijyenik sorunlar sebebiyle enflamasyon gelişimine bağlı olarak dişeti çekilmesi görülür. Protezler mutlaka değiştirilmelidir.

Tellerin takılmasını takip eden ilk günlerde karşılaşılan 2 tip yaygın rahatsızlık vardır.

Birincisi dişlerde ağrı, özellikle çiğneme esnasında oluşan hassasiyettir. Bu ağrının şiddeti dişlere uygulanan kuvvetin miktarına bağlı olarak veya her hastada farklı olan ağrı eşiğine göre değişmektedir. Genellikle çok aşırı olmayan bir ağrı olur, bazen ağrı kesici ilaç kullanma gereksinimi duyulabilir. Genellikle bu rahatsızlık üçüncü günden itibaren kademeli olarak azalır. Nadir durumlarda aşırı ağrı olabilmekte, rahatsızlık 2-3 hafta kadar sürebilmektedir. Tam tersi, bazı nadir durumlarda hiç ağrı olmayabilir.

İkinci tip yaygın rahatsızlık dudak ve yanak içi yumuşak dokularda tahriştir. Bu durum genellikle birkaç gün içerisinde kendiliğinden düzelir. Tellere alışıldıktan sonra tedavi sürecinin büyük bir kısmı gayet rahat ve sorunsuz geçmektedir. Çoğu hasta ağzında tel olduğunu bile unutur.

İlk günlerde ısırma veya çiğneme esnasında dişlerde çok hassasiyet olursa yumuşak veya sıvı gıdalar tüketmek gerekebilir. Alışma döneminden sonra normalde yenilen yiyeceklerin büyük çoğunluğu serbesttir. Ancak teller ağızda olduğu sürece, dişlere yapışık olan braketlerin kopmaması için bazı yiyeceklerden uzak durmak gerekir. Her türlü sert yiyecek (fındık, fıstık, leblebi, badem, çekirdek benzeri çerezler, patlamış mısır, cips, şekerlemeler gibi) risklidir. İçinde çekirdek olan yiyecekler (zeytin, kiraz, erik vb.) çekirdekleri çıkartılıp yenebilir, çekirdek ağza girmemelidir. Elma, havuç gibi ısırarak yenilen gıdaların dilimlenerek yenmesi daha iyi olur. Bu kurallara uyulmaz ise braketler sık sık kopar, tedavi süresi uzar.

8-12 yaş arası hem kalıcı dişlerin hem de süt dişlerinin ağızda bulunduğu karışık dişlenme dönemidir. Bu yaştaki çocuklarda bazı durumlarda çene genişletme gibi bir işlem yapılması gerekebilir. Bu durumda hastanın kendisinin takıp çıkartabildiği hareketli aygıtlar kullanılır. Ortalama 12 yaş, ağızda hiç süt dişinin kalmadığı, kalıcı dişlerinin tamamlandığı zamandır. Bu zamandan itibaren metal braketler dişlere yapıştırılır ve sabit tedaviyle dişler düzeltilir.

Metal braketlerin görüntüsünden hoşlanmayan hastalara 3 farklı seçenek sunulabilir:

1- Şeffaf veya beyaz braketler (safir, porselen veya kompozit malzemeden) kullanılır. Metallerle aynı şekilde tedavi ederler, aynı sürede, aynı sonucu alacak şekilde etki ederler.

2- Şeffaf plaklarla tedavi yapılabilir. Her vakada olmasa da çoğu vakada, 2 hafta bir yenilenen, takıp çıkartılabilen şeffaf plaklarla dişleri düzeltmek mümkündür.

3- Lingual tedavi adı verilen yöntemle metal braketler dişlerin ön yüzeyine değil, iç yüzeyine yapıştırılırlar, böylece dışardan görünmezler.